BASIN LOBİSİ

Tarafsız değil, insandan taraf!

Tarihe not düşülsün: Gezi’de böyle direndik!

Ömrümüzün en güzel “yaz”ından selam olsun…

Bu günler tarih sayfalarına harfi harfine kazınsın…

dy-korkma-la-biziz-halk-600x358

Evet ben de Gezi Parkı’nın AVM’ye ve topçu kışlasına dönüştürülmesi projesiyle, birbirimize kenetlendiğimiz günleri anlatacağım. Dayanışmayı, insanlığı, ezildikten sonra hepimizin aynı şarap olduğumuzu farkettiğimiz günleri…

Şimdiye kadar üzerine ne çok şey yazıldı söylendi. Şarkılar bestelendi hemde direniş esnasında, barikatların arkasından. Mizahımız çıktı ortaya mükemmel duvar yazıları yazıldı, bizleri birbirimizden bi haber yapmaya niyetli duvarlara… benim favorim “korkma la biziz, halk!” oldu. Kim yazdıysa kim söylediyse eline emeğine sağlık. Herşeyi öyle güzel özetlemiş ki.

AKP hükümeti halkından korktu, korkuyor da. Diktatörlüğünü ilan eden her otorite gibi. Çünkü halkın sessizliğinden, sinmişliğinden cesaret alıyordu. Karşısına sadece belli siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları çıkıyordu. Onlarada terörist diyerek halkın gözünde meşruluklarını kaybettirmeye çalışıyordu. Ama bu kez olmadı. Yani daha doğrusu; 11 senedir olan her şey çığ gibi büyüdü ve bu kez bardak taştı. Bu direniş ağaçların parkların direnişi, alkol ve sigara yasağının direnişi, kürtaj ve kaç çocuk yapacağımızın direnişi, güvencesiz çalıştırılma direnişi, işsizlik direnişi, özgür basın direnişi…gaz bombalarına TOMA’ya karşı direniş oldu.

Ve bizler bu kadar insafsızlığa karşı “bir” olduk. Sadece “insan” olduk. 31 Mayıs gecesi İstiklal Caddesi’nin hınca hınc dolması… Ömründe ilk defa sokağa çıkan polisle karşı karşıya gelen insanların, “faşizme karşı omuz omuza”, “hükümet istifa” sloganları… Gaz bombaları atılırken, “sık bakalım sık bakalım, biber gazı sık bakalım. Kaskını çıkar copunu bırak delikanlı kim bakalım” sloganları… ve yolların, metronun kapatılarak Taksim’e ulaşımın engellenmesine rağmen akın akın gelen insan seli… Sabaha kadar direniş… silahlarımız ise talcid, limon, gaz maskesi, baret, eldiven, deniz gözlüğü ve yüreklerimiz, inadımız, heyecanımız.

1 Haziran günü kazandık! Parkımız da bizimdi meydanımız da. Sonra bi baktık sadece biz değil Türkiye’nin her yerine yayılmış bu direniş. Her ilden “her yer Taksim, her yer direniş” sloganları yükseliyor. #direntaksim olmuş, #direntürkiye. Direndik ve direne direne kazandık. Çok şey kazandık; en çok da insanlığı, namusu ve kardeşliği kazandık. 20 gün boyunca Gezi Parkı’nın içinde çadırlarda yaşadık. Komün hayatı sürdük. Hergün binlerce insan geldi, gelemeyenler ise revir için ilaç, kütüphane için kitap ve mutfak için yemek gönderdi. Taksim adeta kurtarılmış bir bölgeydi. Bir tane polis yoktu ve korku da yoktu. Türkiye’nin en güvenli bölgesi olmuştu artık Taksim. Ne zaman polis barikatları yıkıp yine bir sabah operasyonuyla saldırdı, o zaman korkmaya başladık. Ne zaman ki yüzbinlerce insan Taksim Meydanı’ndayken üzerimize gaz bombaları yağdı o zaman korktuk.

Aşklarımız var… barikatta tanışıp evlenen ve düğünlerini Gezi Parkı’nda yapmak isteyen, aşıklarımız var. Ama davullu zurnalı sokaklarda yaptığımız düğünler, gezi parkında yasaklandı. Yine aynı sahneler yaşandı. En çok da polisten bir şey istendi aslında, “polis simit sat onurlu yaşa!”…

Bir de kaybettiklerimiz var tabii. Polis kurşunuyla göz göre göre kaybettiğimiz Ethem’imiz var. Abdullah’ımız, Medeni’miz, Mehmet’imiz var. Öldürülesiye dövülen ve sonra ölen Ali’miz var. Korktuğu için hasteneye gidemeyen, gittiğindeyse “önce ifadeni ver” diye karakola gönderilen, sabah uyanamayan, günlerce haftalarca yoğun bakımda yatan Ali’miz var. Katillerini bilidğimiz ama bir türlü katilleri yakalanamayan, 5 kardeşimiz ‘can’ımız var. Plastik mermiyle gözünden vurulup gözünü kaybeden onlarca arkadaşımız ya da kafasına kapsül isabet edip beyin tramvası geçiren arkadaşlarımız var. Öfkemiz, kederimiz ama yine de umudumuz var.

Kaybettiklerimiz demişken, gazetecilik mesleğini kaybettik bir de. Tüm bunlar olurken ana akım medyada oldukça heyecanlı bir penguen belgeseli vardı. Aslında ben eminim. Ana akım medyada çalışan bir çok gazeteci de gördü, duydu ama direnemedi. Yazamadı söyleyemedi. Direnmek istediğindeyse işinden oldu. Bazılarıysa zaten kendileri bu rezilliğe dayanamadı. Bu süreçte 72 gazeteci işten çıkarıldı ya da istifa etti. Peki bizler nasıl mı biliyoruz, nasıl mı direndik, nasıl mı toplandık? Sanırım Twitter, Türkiye’de kullanılmaya başlandığından beri ilk defa doğru düzgün bir işe yaradı. Taraftarların hashtagleri yerini #diren ile başlayan hashtaglere bıraktı. Elbette muhalif medyayı gözardı etmeyeceğim. Süreç içersinde doğru enformasyon aktarmaya niyetli ve bu işi başaran gazeteler televizyonlar da vardı.

Bir de, bir başbakan düşünün kendisine oy vermeyen ve kendisini protesto eden ‘halka’ karşı kendini destekleyen ‘halkını’ kullansın. Halkı, toplumu iki kutuba ayırsın. “bende %50’yi evinde zor tutuyorum.” desin. Ama biz bir olurken annelerimizle, babalarımızla, hatta babanannelerimizle bir olduk. Onlarda bize destek oldu. Hatta onları da aldık geldik parkımıza. Ellerinde palalıları çıkarsın başbakan sokaklara. Casablanca’ya kaçsın gerekirse gelir 1-2 yıl yatar çıkarım desin ve binmesi gereken uçağa binip gelmesin. Sonrada “eylemcilere isyan eden esnaf” desin başbakan. Ama gel gör ki Beyoğlu esnafıda bizden olsun, dirensin. Gaz değil Müzik istiyoruz deyip pankartlar açsın.

Ülkenin her yerinde ayağa kalkan insanlar, şimdi parklarında meydanlarında durmak bilmeden forumlar düzenliyorlar. Gündemi konuşuyorlar, kaybettiklerimizi anıyorlar,yerel sorunlarını irdeliyorlar, atölyeler kurup bi şeyler üretme çabasına giriyorlar. Yani 31 Mayıs gecesi en çok atılan sloganlardan birini gerçekleştiriyorlar. “BU DAHA BAŞLANGIÇ, MÜCADELEYE DEVAM!”

*Bu yazı Temmuz 2013’de kaleme alınmıştır. 

Basın Lobisi

Helin Genç

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 31 Mayıs 2015 by in Analiz/Yazı and tagged , , , , , , .
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe
%d blogcu bunu beğendi: