BASIN LOBİSİ

Tarafsız değil, insandan taraf!

PARDON! GAZETECİLİK Mİ YAPIYORDUNUZ

10621876_10203755450060626_1348217008_n

Bir arkadaş sohbetinde döküldü bu sözler ortaya… Ne kadar çok çamura batmışız dedik.. Çıkmaya çalıştıkça daha çok batıyoruz.

Bizim hayal ettiğimiz basın 50’lerden 70’lere kadar uzanmıyordu belki de… O kadar eskide… O kadar kısacık bir sürede… Hani bir zamanın küçük çocukları vardır ya; yazıyor yazıyor diyerek bağırarak gazete satan, şimdi o çocukları arıyorum; aynı coşkuyla yazmıyor diye bağıracak…

Bilemiyorum belki o zaman bir cevap bulur çıpınışlarımız, battığımız çamurdan çıkabilmek için… Bu kadar da değiliz diye söylenenlere söylüyorum; daha fazlasıyız. Her gün biraz daha batıyoruz. Her gün bir yenisi başka bir umutla çıkıyor, ama biz umut olmayı da beceremiyoruz. Onun gibi olmayacağım derken; başka türlere bürünüyoruz. Bu iş böyle yapılmaz denildiğinde; yaptığımız haliyle daha da batırıyoruz. Ulaşamıyoruz insanlara çünkü; pazarlama ne demek bilmiyoruz. Toplum sosyologluğu olmaktan gazetecilik yapmayı unutuyoruz. Öyle ki en fenası belki de; eleştiriyi kabul edemiyor, inatla bu doğrudur diyoruz. Yanlışız.

Çok yanlışız. Fonlarla ayakta durmaya çalışırken, bir alternatif olurken, sosyologluk yapmaktan gazetecilik yapamıyoruz. Çok yanlışız.. Saldırgan başlıklar atmayacağım derken haberi başlık haline getirip okuyucu uzaklaştırıyoruz. Tık almak için haber yapmıyoruz diyoruz ya; hayır tam tersine biz bu haberleri tık alarak okutuyoruz. Aldığımız tıklardan gelen gelirle onca çalışanımızın emeğinin karşılığını veriyoruz. İşin özü; pazarlama nedir pek bilmiyoruz.  Tam aksi durumda, tık alacağız derken dozunu ayarlayamıyoruz. Alternatif olacağız ya, onu da beceremiyoruz. Tartışmayı; köşelerden yazmak, hakaret etmek, kavga etmek sanıyoruz. Değil öyle, sandığımız gibi değil.  Bugün tartışmayı becerseydik en azından bu kadar çok balçığa bulanmış olur muyduk? Peşimizden süreklediğimiz onca insanın, onca emeğin hakkını unuttarak mı alternatif oluyoruz? Haksızlıklara sessiz kalmak yoktu hani… İnsanlara yansıttığımızı kendi içimizde beceremiyorsak kimin hakkını savunuyoruz. Hak gazeteciliği yapıyoruz demek bu kadar basit olmamalı.

Öyle bir pisliğin içindeyiz ama aynı zamanda dünyanın en zevkli işinde, temiz kalmaksa bizim elimizde. Güçlü kalmak şart, güçlü durabilmek şart…

Melike Çapan

Basın Lobisi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 21 Eylül 2014 by in Analiz/Yazı and tagged , , , .
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe
%d blogcu bunu beğendi: