BASIN LOBİSİ

Tarafsız değil, insandan taraf!

CHP’nin imajını kurultay temizler

image

CHP İstanbul İl Lise Örgütü Kordinatörü Fırat Çoban CHP’nin içindeki ayrışmayı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini yazdı. İşte Çoban’ın o yazısı:

30 Mart Yerel Seçimlerinden alınan hezimet sonrası, toplumsal muhalefeti birleştirecek, halkın tamamını kucaklayacak bir “çatı” arayışlarına giren CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli; sivil toplum örgütleri, çeşitli meslek odaları ve diğer siyasi parti başkan ve temsilcileri ile yaptıkları görüşme ve fikir alışverişleri sonrası, yukarıda belirttiğimiz niteliklere sahip çatı adayı olarak bilim tarihi profesörü, eski İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu kamuoyuna sundular.

AKAN ÇATI VE TATİLCİLERİ SUÇLAMAK

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu milliyetçi-muhafazakar çatının ortakları, “toplumsal muhalefeti birleştirecek, halkın tamamını kucaklayacak bir çatı” arayışlarına girmiş, Ekmeleddin Bey üzerinde karar kılmışlardı. Ancak Ekmeleddin Beyin adaylığı, Erdoğan karşıtı toplumsal muhalefeti birleştirmeyi geçiyorum, partiyi bile kökten ayrıştırmıştı. İhsanoğlu’nun kamuoyuna açıklanmasının ardından CHP içinden yükselen, başka bir aday göstermeye ve hatta imza toplamaya kadar giden muhalefet, adayın kesinleşmesinin ardından kısmen sona erse de, partinin tavanındaki bu hareketlenme parti tabanında karşılığını bulmuş, bu karşılık ise cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılımın %72’de kalması ve Erdoğan’ın ilk turdaki %52’lik zaferi olarak sandığa yansımıştır.
Yıllardır söylediğim bir realite var: CHP, kazanmak istiyorsa sola açılmalı.
Son yıllardaki her seçime sağdan ithal adaylarla giren (2010 Anayasa Referandumu, 2011 Genel Seçimleri, 2014 Yerel Seçimleri) ve her seferinde hezimete uğrayan CHP; sağa açılma politikasının seçmende bir karşılığı olmadığını ısrarla görmek istemediğini, çatı adayı olarak İhsanoğlu’nu göstererek bir kez daha kanıtlamıştır. 12. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alınan kesin yenilgi sonrası suçu sandığa gitmeyen tatilcilere atmak komiktir. Keza, ilkesizliği ilke, omurgasızlığı ideoloji edinen bir parti, kurucu değerlerini çiğneyip, seçmen kitlesine sırt çeviriyorsa; bu seçmen kitlesinin boykot amaçlı sandığa gitmemesi kadar doğal bir şey olamaz. CHP seçmen prototipi “iyi eğitimli, orta yaşlı-yaşlı, nispeten yüksek gelirli, laiklik ilkesine bağlı, genellikle ülkenin batısında ve sahil kesimlerinde yaşayan bir yurttaş” olarak tanımlanabilir. ( Sosyal Demokratlaşmaktaki Bir Parti: CHP, Aydın Cıngı, s. 147) Büyük oranda katıldığım bu tanım ışığında, kamuoyuna “çatı aday” olarak sunulan Ekmelledin Bey’in bu seçmen kitlesinde bir karşılık bulamaması doğaldır. Uzun yıllar, şeriat hükümleri ile yönetilen ülkelerin üye olabildiği ve Türkiye’nin de 2010’da yapılan özel değişiklik ile “gözlemci üye” statüsüne kavuştuğu İslam Konferansı Örgütünün genel sekreterliğini yapan, siyasal islamcılık ile muhafazakarlık arasındaki ince çizgide duran Ekmeleddin Bey; irtica ile mücadele yerine, irticanın bizzati kendisi olan, cumhuriyet devrimleri ve onun modern, seküler uygulamalarına karşı savaş ilan eden bir devlet realitesinin olduğu günümüzde, bunlara karşı çok şiddetli laisist ve demokrat refleksler geliştiren CHP seçmeninde, başta saydığım nicelikleri dolayısıyla kabul görmemiştir.

‘SEÇİMLERİN KAZANANI CHP’DİR’ SÖYLEMİ VE ASIL KAZANAN

Gayrı resmi seçim sonuçlarının ardından CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin tarafından yapılan açıklamada “Seçim sonuçlarını başarısızlık olarak görmüyoruz. Bu seçimin kaybedeni CHP ve Ekmeleddin Bey değil, demokrasi ve temiz siyasettir” denildi. Bu ne derece doğrudur? Demokrasi ve temiz siyaset kaybederken, CHP, nasıl olur da kazanan taraf olur? CHP, bu kavramların karşısında mıdır? Elbet ki değildir. Bu, alınan mağlubiyeti fırsata dönüştürmek adına yapılan talihsiz bir açıklamadır. Kemal Bey göreve geldiğinden bu yana, 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu, 2011 Genel Seçimleri, 2014 Yerel Yönetimler Seçimleri ve son olarak da 12. Cumhurbaşkanlığı seçimleri olmak üzere CHP, girdiği 4 farklı seçimden de hezimet ile ayrılmıştır. Önceki seçimler ile kıyasladığımız zaman, İstanbul’da %40 bandının aşılması, yapılan yüzlerce ahlaksızlığa, hırsızlığa rağmen başkent Ankara’da %44’lerin görülmesi kayda değer başarılardır ancak yetersizdir. Hele ki bu oy oranlarını yakalamak uğruna, ithal sağcıların aday gösterildiğini de düşünürsek, bu sefer bunları “başarı” olarak nitelendiremeyiz.
Peki seçimin kazananı kimdir? Yahut da bu, üzerinde düşünülecek bir soru mudur?
Kazanan, seçim öncesi, “bari ilk turda kazanmasa” denilen zat- muhteremdir elbette. Yüzde 52’lik oy oranı ile seçimi “ikinci rounda bırakmadan” Çankaya yolunu tutan Erdoğan; bu seçimlerin tek kazananıdır. Havuz Medyasında dahi yapılan “%57-58’ler görülseydi, daha farklı olurdu” yorumları, içi boş, dayanaksız söylemlerdir. Başarısızlık olarak görülmese de beğenilmeyen bu %52’lik oy oranı, Erdoğan’a şimdilik Reis-i Cumhurluğu, sonraki süreçte ise Fransız modeli yarı başkanlığı yahut başkanlık sisteminin anahtarını teslim etmiştir. Bu, ilk turda alınan, oy oranı üzerinde konuşulmasının manası olmayan kesin bir zaferdir.

BU İMAJI ANCAK KURULTAY TEMİZLER

Ekmeleddin Beyin adaylığına en başından bu yana karşı çıkan, bu ismin partinin kurucu değerlerine ve ideolojisine aykırı olduğunu dile getiren ve hatta Emine Ülker Tarhan’ın Cumhurbaşkanlığı adayı gösterilmesi için imza veren isimler, geçtiğimiz gün bir basın toplantısı gerçekleştirdiler. Bu basın toplantısının içeriği ve bunun hakkında ne düşündüğümü açıklamadan önce bir rahatsızlığımı dile getirmek istiyorum. Basında geniş yankı uyandıran bu açıklamayı yapan grup için hep benzer tanımlama kullanılıyordu: “Ulusalcı Kanat.”
Demek, Mustafa Kemal’in kurduğu, ideolojisini onun 6 okuna dayandıran CHP’de Kemalistler, salt bir kanat olmuştu.
Yıllar önce bana, “CHP’de Kemalist kanat diye bir şey yoktur Fırat. Kemalistler, olsa olsa CHP’nin gövdesidir” demişti bir ağabeyim. Dün geçerli olan bu durum, kabul edilmek istenmese de bugün de geçerliliğine korumaktadır. Açıklamayı “Ulusalcı Kanat”ın 6 milletvekili yapmış olsa da, yadsınamaz bir gerçektir ki arkalarında milyonlarca CHP seçmeni bulunmaktadır. Gel gelelim basın açıklamasına. Grup adına açıklamayı yapan Emine Ülker Tarhan, kısaca “partinin gittikçe sağa kaydığını, adayın sorgulama fırsatı verilmeden dayatıldığını; Kemal Beyin, başarı masallarını ve seçmeni suçlamayı bırakıp, partiyi kurultaya götürmesi gerektiğini” belirtti. Açıklamayı yapan vekillere değil ancak, açıklamanın büyük çoğunluğun altına imzamı atarım. Kaybedilen dört seçimle beraber imajı yerle bir olan CHP’nin imajını tazelemesi, 2009’da yakalanan sol rüzgarın tekrar ve daha güçlü bir şekilde yakalanması ve parti örgütlerinin güçlenmesi için partinin bizzati genel başkan Kılıçdaroğlu tarafından kurultaya götürülmesi gerektiğini düşünüyor, destekliyorum. Kemal Beyin olası bir kurultaydan zaferle ayrılması, hem kendisinin imajını düzeltip, gücünü arttıracak; hem havuz medyasındaki yaygaraları susturacak, hem de parti içindeki Cemaatçilere, liberallere, partinin asıl sahibinin bu ülkenin kurucu iradesi ve devrimci güçleri olduğunu gösterecektir. “Kim ne derse desin, ben bu partide gençlere ve kadınlara yer açacağım!” deyip elini masaya vuran; kadın ve gençlik kotası ile demokratik tüzük devrimi gerçekleştiren ve çevresindeki yanlış yönlendirmelere rağmen mücadelesinden, dürüstlüğünden ve temizliğinden emin olduğum sKılıçdaroğlu’nun partiyi kurultaya götürüp, parti içi demokrasiyi işletmesini ve kendine yakışanı yapmasını umuyor, yürekten istiyorum. Çünkü bu imajı ancak kurultay temizler.

Basın Lobisi

Reklamlar

One comment on “CHP’nin imajını kurultay temizler

  1. Hasan Öztürk
    14 Ağustos 2014

    Kurultaya gidilince gökten demokrasi mi yağacak? Sorunsallar c.başkanı adayı belirlenmeden önce öngörülüp tabanın baskı yapması gerekirdi. Şimdi kimse sorumluluğu Kılıçdaroğluna atarak kendini aklayamaz. Parti muhalefetide bu anlamda başarısizdır.İnce ve Tarhan dahil…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 14 Ağustos 2014 by in Analiz/Yazı and tagged , , , , .
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe
%d blogcu bunu beğendi: