BASIN LOBİSİ

Tarafsız değil, insandan taraf!

BAYRAM HANGİ ÇOCUĞA GELDİ?

 

Çocuklar ile ilgili bir özlü söz söyleyin desek hiç düşünmeden birkaç tanesini sayabilir her insan. Bundan eminim, ama saydığımız o güzel cümlelerin hayata geçirilmesinde nereye gidiyor çocuklara olan sevgimiz, saygımız.

Çocuklarımızın büyüdüklerini göremediğimiz, onlarınsa hayallerini gerçekleştiremedikleri bir dünyada yaşıyoruz yıllardır. Yarım asır önce sanayilerin başlangıcına dayanır çocukların sömürülmeleri, çocuk olduklarını unutmaları. O küçük parmakları ile kimsenin yapamayacağı titizlikte çalışırlar, kimi zaman  emeklerinin karşılıklarını alamazlar kimi zaman hayatlarını bile alamazlar ‘iş kazalarında’ kimseler seslerini duymadan kayıp giderler aramızdan.

Dünyanın bir ucunda fabrikalarda savaş malzemesi üreten çocuklarımız , diğer ucunda o savaş malzemeleri ile vahşice ölen çocuklarımız. Ve biz onları,  önce öldürürüz sonra şiirler şarkılar yazarız arkalarından.

Che’nin ne güzel bir sözü vardır ; “Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar;
Ya ölmeli cellatlar, ya da hiç doğmamalı çocuklar.” Ne kadar güzeldir bu söz ne kadar anlamlı. Çocuklara yapılan bütün haksızlıkları içerir bu söz. Cellatlardır; tecavüzcüler, ülkelerin kendi savaşları, acımasız patronlar, kimi zaman aileler.

Her yıl 23 Nisan’da her on resimden birinde dünya üzerinde bütün çocukların el ele tutuştuğu, gülümsediği resimler çizeriz. Bıraksak o çocuklar el ele tutuşacak zaten ama daha çok küçük yaşlarda oyuncak fabrikasındaki çocukların, asla sahip olamayacakları oyuncakları ürettiğinde onları satın alacak çocuklar vardır.

Çocuk işçiler neredeyse hiçbir şey kazanmadan ama çok şey kaybederek çalışırlar mevsimlik işçi olarak, halı dokuyarak, tekstil işçisi olarak ve madenlerde, çünkü onların o minik elleri en büyük nimettir ama görülmez o küçük bedenlerdeki yaralar. Geçim sıkıntısı yaşayan ailelerin erkek çocukları bu tür işlerde çalışırken,  kızları çocuk yaşta satılır birine.  Üzerinden para alırlar önce sonra bekli de dönüp bakmazlar arkalarından. Onlarda evlerde çalıştılır belki de dayak yerler yemek yapmadıkları zaman.

Dünyanın her yerinde sömürülür çocuklarımız, vurulurlar tertemiz alınlarından daha bıyıkları terlememiştir , daha bebekleri ile oynayamadan soğuktan bir çadırın içinde sessizce kayıp giderler. Onlar hep kayıp giderler ama parklardaki kaydıraklardan değil hayattan kayıp giderler. Kimse duymaz , görmez görmek istemez onları. Kimilerine göre çocuklara bu yapılanlar yaşamın gerçeğidir, değiştirilemezler ve o kimileri  ne zaman haberlerde bir çocuğun öldüğünü görseler “yazık” diyip kanalı değiştirirler.

Son yıllarda ülkemde nice çocuk işçilerim öldü, doğuda çocuklarım öldü, Van’da soğuktan titreyerek öldü çocuklarım, 20 ‘li yaşlarında çocuklarım öldü dövülerek, çocuklarım öldü tecavüze uğrayarak, çocuklarım öldü tertemiz alınlarından biber gazlarıyla vurularak, çocuklarım öldü ekmek almaya giderken…

 

İpek Alemdar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe
%d blogcu bunu beğendi: